

ORHAN AFŞİN

Gaziantep'te doğdum.
İlköğretim ve liseyi Gaziantep'te tamamladım. İlk olarak Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nde İnşaat Teknolojileri okudum. Sonrasında Zirve Üniversitesi'nde Bilgisayar Programcılığı ve Anadolu Üniversitesi'nde İşletme Yönetimi okuduktan sonra Medya ve İletişim Bilimleri yükseklisansımı tamamladım.
Şimdilerde ise Anadolu Üniversitesi İletişim Tasarımı ve Yönetimi bölümünde doktora tezimi yazıyorum.
Bilgisayar programcılığını bitirdikten sonra 4 yıl mezun olduğum üniversitenin Bilgi İşlem departmanında çalıştım. Zirve macerasının ardından Amerikan sivil toplum kuruluşu olan Global Communities'de IT Assistant olarak görev yaptım. Ankara'da (WFP) Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı'nda ise IT Operations Assistant olarak 3 yıl ve sonrasında IT and Data Management Assistant olarak (FAO) Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nde çalıştım. Ardından UNHCR (Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komisyonerliği) Gaziantep ofisinde Information Management Associate pozisyonunda görev aldım. Şu anda ise UNICEF'te Information Management Officer olarak görev yapıyorum.
Fotoğraf, Logolar, Medya, Tasarım ve Basketbol ilgi alanımdır.
Parayı çok kafama takmam.
İçimden geleni içimden geldiği gibi yazarım.
"Söz Sükût ise, Gümüş Altındır." felsefesinin öncülerindenim.
Söyleyemem çoğu zaman, yutarım.
Hemen hemen hepinizi dövebilecek güçte biri değilim ama PES'de her türlü iddalıyım.
IMDB'deki yüksek puanlı dizi ve filmleri ben de severim.
My favorite actor is Robert De Niro and my basketball player is Kobe Bryant (RIP).
Fotoselli lamba mağdurlarındanım.
Radyoaktif miskin bir kedi tarafından ısırılmış olabilirim.
Boğa burcuyum.
Hiç kimse kadar görgülü, bilgili, kültürlü, ahlâklı, zeki, akıllı, entelektüel, doğru, düzgün biri değilim.
Tanıyanların beni nasıl tanıdığını bilemediği biriyim.
#çokkötübiresprianlayışımvar.
Kendim gülüyorsam aynı şekilde güldürmeyi severim.
Yazmayı düşünürüm, çizmeyi de düşünürüm ama aşmam.
Klasik Windows arka planını kullanacak kadar sıradan biri değilim.
Eşini bulmuş bir çorabım. Can ve Kuzey bebeğin babasıyım.
Ben aslında 'işte o' yum.
Bir zamanlar Oscar'ı alabileceğime inanırdım.
Gelmiş geçmiş en mükemmel en komple dostlarım olur(muş) hep.
O çok özlediğiniz geleneksel Türk ailesinin ahlak anlayışıyım ben.
Oturunca çıkan göbeğim vardı artık ayakta da fark ediliyor(Evlendikten sonra 15 kilo aldım)
İsviçreli bilim adamları ile ilgilenmiyorum.
Çoğu zaman benim güldüğüm şeylere anlam veremeyebilirsiniz.
Komik bir şey bulursam affetmem, gülerim, krize dahi girerim.
Bana kendini anlat denince heyecanlanan, ne diyeceğini bilemeyen bir insanım.
Aslında ne komiğim, ne de insanım.
Hayatım roman olsa yılın en tuhaf kitapları arasında 1. olurdu diyenlerdenim.
Dünyanın en gereksiz adamı olabilirim bazen.
Dış cephe, çatı, badana, fayans, tesisat, izolasyon, panjur, ferforje ve tüm tamirat-tadilat işlerinizi itina ile yapmam yapamam.
Bir gün uçabileceğime inanıyorum.
Öldükten sonra Cennet'te bi kahvesini içmek istediğim çok insan var.
Macera yaşamak her zaman için tercihimdir.
Eşeklik doğamda var, ama geyik de yaparım.
Nasıl bir hayvan olduğumu inanın ben de çözemedim.
Ayrıca, dayaklardaki sudan gelen eşek ben olabilirim.
Asosyal olmamaya gayret ederim.
Televizyon,facebook v.s. karşıtı değilim.
Popüler olma gibi bir çabam yok.
Yıllardır öğrenciyim.
Zamanında sinek ilacı sıkan kamyonetin peşinden amaçsızca koşanlardan biriyim.
Arada kendi kendime konuşur, gülerim.
Gülümsemeye çok önem veririm.
İnsanların neye, nasıl güldükleri benim için önemlidir.
Heyecan verici şekilde evde kaplumbağa besliyorum.
Kuralcı degilem.
Radyo, sinema, fotoğraf, reklamlar, futbol, basketbol, tiyatro, müzik, sosyal medya vazgeçilmezlerimdir.
Nutella severim.
Tweet atar, #vizyonlucumamesajları videoları hazırlar, instagram'a resim atar, facebook'ta check-in yaparım.
Karikatür de çizerim, şarkı da söylerim.
Ara sıra kısa filmler yaparım.
Kendi zil sesimi kendim bestelerim.
Sanat benim ruhumda var.
Lise ve üniversitede basketbol takımlarında oynadım.
Evet, spor da benim ruhumda var.
Bu arada hala Kurtlar Vadisi'ni izlemedim.
Jessica Alba'nın evli olduğunu öğrendiğimde yıkılmışlığım, rüyamda kendisiyle yemeğe çıkmışlığım vardır.
Cheeseburger ve Beyti Sarma en sevdiğim yemektir.
Felsefe, tarih ve sosyoloji gibi konuları ele alan genellikle ideolojik kitaplar okumak neden bana imkansız geliyor anlamam.
Klasik müzik, sanat müziği ve halk müziğini çok sevmekle birlikte; rock, pop, jazz gibi müzik türlerini de ayırt etmeksizin dinlerim.
Tabiki Galatasaraylıyım.
Burdan minik kankalarım Zeynep Eylül'e ve Hira Beril'e selamlarımı yolluyorum.







