top of page

Facebook ve Cambridge Analytica Skandalı

  • orhanafsin
  • 22 Mar 2018
  • 3 dakikada okunur

Yaklaşık 50 milyon Facebook kullanıcısının verilerinin ele geçirilerek ABD seçimleriyle Brexit sürecinde kullanıldığının ortaya çıkmasıyla başlayan sürecin kısa bir özeti.

Ne oldu?

ABD Başkanı Donald Trump’ın seçim takımıyla çalışan ve Brexit oylamasını kazanan seçim kampanyasını yürüten “Cambridge Analytica” adlı veri analiz şirketinin 50 milyon kişinin Facebook profil bilgisini ele geçirdiği ve seçmenlerin tercihlerini tahmin edip onları etkileyebilecek bir algoritma yazdığı ortaya çıktı. Yaklaşık 1 milyon Dolar harcanarak izinsiz şekilde elde edilen bu bilgiler kişiye özel “politik” reklamlar üretmekte kullanılmış.


Bütün bunlar, söz konusu şirketin eski bir çalışanı olan Christopher Wylie’ın itirafçı olmasıyla ortaya çıktı.

Kişisel veriler nasıl toplandı?

Kişisel veriler Aleksander Kogan adında bir akademisyen tarafından hazırlanan ve Cambridge Üniversitesi’nde başka bir çalışma için tasarlanan “thisisyourdigitallife” adlı uygulama üzerinden toplanmış. Binlerce kişi, akademisyene ait “Global Science Research” firması üzerinden para karşılığında kişilik testi uygulamayı ve kişisel bilgilerinin akademik araştırma amaçlı kullanılmasını kabul etmiş. Fakat uygulama teste katılanların Facebook arkadaşlarının da bilgisini toplayarak milyonlarca profillik bir veri havuzu oluşturmuş. Yani Patricia Teyze‘nin bu uygulamaya izin vermiş olması önemli değil çünkü o vesileyle arkadaşlarının bilgileri de ele geçirilmiş.


İstifalar, işten kovmalar, ifadeye çağırmalar...

Haberin patlamasının ardından Facebook’un güvenlikten sorumlu direktörü Alex Stamos istifa edeceğini açıkladı.

İngiltere ve Avrupa Birliği Parlamentoları sitenin kurucusu Mark Zuckerberg’i ifadeye davet etti: “Facebook 500 milyon Avrupalının temsilcilerinin önünde kişisel verilerinin demokrasiyi manipüle etmek için kullanılmadığını kanıtlamalı.”


Facebook, Cambridge Analytica’nın elindeki verilerin araştırılması için, siber güvenlik alanında uzman bir şirketle anlaştığını duyurdu. Zira Facebook, söz konusu şirketin elindeki verilerin 2015’te imha edildiğini düşünüyordu. En azından şirketin kendilerine bu yönde bilgi verdiğini söylüyorlar.


1990’ların gizli kameralı gerilimli ana haber bültenlerini hatırlatan bir gelişme de oldu. Olayların merkezindeki Cambridge Analytica‘nın yöneticileri İngiliz yayın organı Chanel 4’un tuzağına düştü ve ‘geçen yaz çıktığı çılgın tatili anlatan enişte’ rahatlığıyla pek çok itirafta bulundu. Görüntülerdeki CEO Alexander Nix, şirketin yönetim kurulu tarafından görevden uzaklaştırılmış. Şirketin ‘bir şekilde’ Donald Trump’ın danışmanıyla da ilişkili olduğu iddiasını atlamamak gerek.

Bu işin Facebook’a dönüşü

Şimdilik 60 milyar Dolar değer kaybı. Techcrunch‘ın 20 Mart tarihli haberine göre hem de.

Paranın yanı sıra hatırı sayılır oranda kullanıcı tepkisi de aldı, almaya devam ediyor. Twitter’da #deletefacebook etiketiyle bir nevi kampanya başlatıldı. Çağrıcılar arasında Facebook’un eski yöneticisi Brian Acton da var.


Facebook’un nasıl bırakılabileceğine dair yol haritaları paylaşıldı.

Zaten ne kadar zararlı olduğuyla ilgili makaleler yazıldı.


“İyi de bir sosyal ağı bırakmak için başka bir sosyal ağda kampanya başlatmak ne kadar mantıklı?” sorusu Facebook ve Twitter’dan kişisel verilerimizin kontrolünü geri almanınyollarına götürdü.


Zamanlama manidar olabilir mi?

Evet, bu gibi durumların popüler sorularından biri. Şuradaki bakış açısına göre zamanlama manidar olabilir: “Söylentilere göre reklam gelirlerinin büyük kısmını günbegün Facebook’a kaybeden medya devi Murdoch, bütün medya gücünü kullanarak Facebook’a savaş başlatmış.” Rupert Murdoch başta olmak üzere medya devlerinin Google ve Facebook’la aralarının pek hoş olmadığı aşikar ama tabii zamanlamanın manidar olması kusurun yok sayılmasına neden olamaz.


Zuckerberg ne diyor?

Şu ana kadar sessizliğini korudu ama bugün bir açıklama yapması bekleniyor. Daha önceki samimi açıklamalarıyla tanıdığımız Facebook CEO’su Zuckerberg, yine benzer şekilde “pek de profesyonel olmayan” sözler sarf edebilir.


İlgilisi için Wired‘ın geçen ay yaptığı çok uzun bir Zuckerberg ve FB analizi var.

Peki bu verilerle tam olarak ne yapılmış?

Örneğin geniş bir avcılık kulübünün ileri gelenlerinden olan ve her iki başkan adayından da pek hazzetmediği bilinen Big Jonathan, kişisel verilerinin analiziyle kendisine özel hazırlanan reklamda veya sahte içerikte “X Aday seçilirse bireysel silahlanmanın tarih olacağı, herkesin evindeki silahların toplanacağı” bilgisiyle karşılaşıyor. “Ben 6 yaşından beri silahıma sarılıp uyuyorum” diyen Jonathan bir anda kararsız seçmen olmaktan çıkıyor ve avcılık kulübündeki nüfusu da göz önünde bulundurulunca, etkili bir Y Aday kanaat önderine dönüşüyor. Evet, basit bir örnek.


Ekşi Sözlük Yazarı immanuel tolstoyevski‘nin de özet niteliğinde bir paylaşımı var, göz atılabilir.



Yorumlar


Tanıtılan Yazılar
Son Paylaşımlar
Arşiv
Etiketlere Göre Ara
Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square

© 2015 by orhanafsin

bottom of page