top of page

Şahsiyet'i Hatırla

  • orhanafsin
  • 16 Oca 2019
  • 4 dakikada okunur

IMDb'deki 9.2 puanı ile en iyi ilk 40 dizi arasında yer alarak bizi gururlandıran Şahsiyet, bana göre şu zamana kadar seyretmiş olduğum en kaliteli Türk yapımı.

Fi ve Görünen Adam gibi internet dizileri Türkiye’de yaygınlaşmaya başladı. Bunlar çok iyi diziler miydi? Tartışılır ama Türk dizi kalitesinin üzerinde oldukları kesin. Biraz geç izlemiş olabilirim ama Şahsiyet’in ilk bölümünü izlediğim anda gerçekten geç kaldığımı anladım. Bu yüzden “İzlenir mi?” sorusunun cevabını hemen vereyim ki benim gibi geç kalmayın. Türk televizyon dizilerinden irite olan biri olarak kesinlikle izlemenizi tavsiye ediyorum. Eğer bu dizi Netflix’te olsaydı En iyi Polisiye diziler listesinde ilk 3 arasında olurdu.

Şahsiyet Konusu

Ağâh Beyoğlu; 65 yasında, eşi uzun zaman önce ölmüş, kızı ise yurt dışında yaşıyor. Kedisi Münir Bey ile birlikte monoton bir hayat geçirirken Münir Bey’in ölümü ile Alzheimer hastası olduğunu öğreniyor. “Ben zaten her şeyi unutacağım” motivasyonu ile belirli kişileri öldürmek için intikam defterinin sayfalarını aralayıp planlar kuruyor. Aynı zamanda Nevra Elmas isimli bir polis memuruna da mesajlar gönderiyor. Nevra Elmas; 100 kişilik İstanbul polis departmanında tek kadın. Bu yüzden televizyona röportaj verip işini çok sevdiğini ve departmanda tek kadın olduğu için mutluluk duyduğunu belirtiyor fakat aslında departmanda yaşadığı cinsiyetçilikten ve çalışma koşullarından depresyona giren bir isim.

Dizi, Agah Beyoğlu’nun neden bu cinayetleri işlediği ve Nevra Elmas ile bağlantısını konu alıyor.

Şahsiyet İnceleme

Öncelikle Türk dizilerinden farklarına bakalım. Her bölüm yaklaşık 1 saat sürüyor. Bu sayede bölümler dolu dolu geçiyor ve boş sahnelerden arınmış oluyor. Toplam 12 bölüm olması da hikayenin toplanması için çok önemli. Sansür bulunmamasından dolayı daha doğal ve samimi bir ortam hazırlanmış. Umarım RTÜK buraya da elini atmaz ve böyle kaliteli işler görmeye devam ederiz.

Senaryoyu Hakan Günday yazmış, yönetmenliği ise Onur Saylak üstlenmiş. Burada önemli olan nokta bu 2 ismin 2017’de DAHA isimli filmde birlikte çalışmış olmaları. Ve oradada ortalama üzeri bir film ortaya çıkarmışlar. Hakan Günday ve Onur Saylak uyumunun diziye çok şey kattığını söyleyebiliriz. Görüntü yönetmeliği global kalitede. Bu başarısından dolayı Feza Çaldıran‘ı da tebrik etmek gerek.

Hakan Günday’ın başarılı roman yazarlığı geçmişi diziye hem avantajlar hem de dezavantaj katmış diyebiliriz. Diyalogların ve sahnelerin üzerinde düşünülerek yazıldığı belli oluyor. Neredeyse hiçbir dialog ve olay gereksiz değil ve bir yerlere bağlanıyor. Küçük bir örnek olarak, 2 dakikalık bir asansör bozukluğu sekansı bile 2 bölüm sonra başka bir olaya bağlanıyor. Merak ettiğimiz detaylar 10 saniyelik diyaloglarla size veriliyor.

Kitaplarda okuduğumuzda havalı gelen edebi cümleleri Türk dizilerinde duyduğumuzda biraz garip duruyor fakat bu büyük bir dezavantaj değil. Bu gibi eleştiri yapabileceğimiz noktalar var ama dizinin seyrine kapılıp, görmezden gelebiliyorsunuz.

Dizi senaryosu itibariyle “Hatırlama” konsepti üzerine kurulu. Bakalım Şahsiyet neleri hatırlattı, neleri yazdırdı.

-Spoiler-

Diziyi izlemediyseniz bundan sonrasını okumamanızı tavsiye ediyorum!

Eğer isterseniz sadece resimlere bakın.

Agah Beyoğlu – Çocuk Tecavüzleri

Agah Beyoğlu, emekli bir adliye katibi.

Görev yaptığı süre boyunca ülke gerçeklerini dosya dosya arşivleyen karakter Kambura’da görev yaptığı dönemde küçük bir kızın günlüğüne ulaşır.


Günlükte yazılı isimlerden intikam almak isteyen Agah, başlarda cesaret edemez ancak Alzheimer olduğunu öğrenir ve unutmadan intikam planını uygulamaya başlar.







Nevra Yilmaz – Kadın

Nevra Yılmaz, görevine yeni başlamış bir cinayet büro amiridir.


Ekibi içerisinde tek kadın olan Nevra, her türlü cinsiyetçiliğe ve ayrımcılığa rağmen görevini yapmayı sürdürür.


Reyhan ile arasında hatırlamadığı bir bağ vardır.








Zuhal – Alkolizm

Agah Beyoğlu’nun kızı olan Zuhal, yatılı okullarda yalnız bir çocukluk geçirmistir.


Problemli bir hayat ve mutsuz bir evlilik içerisinde kaybolan Zuhal, alkolizm batağına düşer.

Feza Yurtgil – Alzheimer

Emekli Hakim Metmet Yurtgil’in eşi olan Feza bir alzheimer hastasıdır.


Yakalandığı hastalık nedeniyle adeta bir et parçasına dönüşen Feza’ın gerçek hayat ile tek bağı flamenkodur.









Cemil Havran – Güç

Yardıma muhtaç bir çocukluk geçiren Cemil, Kambura ahalisinin yardım ve destekleriyle okur.


Güçlü ve önemli bir iş adamı olan Cemil, kambura ile bağını hiçbir zaman koparamaz. Bu bağ o kadar kuvvetlidir ki, gücünü kötü şeyler yapmak için kullanmaktan da çekinmez.

Ateş Arbay – Gazetecilik

Üniversite yıllarındaki idealist gazetecilik hayallerini kaybeden Ateş, kaybettiklerini Nevra’da bulur.


Dizinin bir bölümünde toplumsal hafızamızın kısa oluşundan dem vuran gazetecinin odasının duvarlarını Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Hrant Dink gibi önemli isimlerin fotoğrafları süslemektedir. Ateş’in sonu, diğer idealist gazeteciler gibi katliamla biter.





Tolga Başkomiser – Hukuk ve Adalet

Cinayet büro amiri Tolga Başkomiser, son katil yakalanana kadar görevinde kalmak isteyen idealist bir polistir.


Ancak hesap etmediği şey, adaleti sağlamaya çalışırken kendi adaletini sağlamak isteyen bürokratlardır. Bu durum açığa alınmasına sebep olur.


Final bölümlerinde açığa çıkan ve dizinin temelinin dayandığı konu, Mardin'deki N.Ç olayına gönderme. Hayali kasaba Kambura’da 53 kişinin 2 yıl boyunca tecavüz ettiği 12 yaşındaki Reyhan Şahin için Mardinli 12 yaşındaki NÇ’den esinlenmiş.


Mardinli NÇ, 12 yaşındayken yaşadığı bölgede aralarında bölgenin bazı ileri gelenleri ve yöneticilerinin de bulunduğu 28 kişinin cinsel istismar ve tecavüzüne uğramıştı. İsmi saklanan ve artık bir hukuk öğrencisi olan NÇ’nin 2002’de başına gelenler Türkiye’de günlerce konuşulmuştu.


Bu kadar gönderme ve toplumsal mesaj içerisinde dizinin ulusal televizyon kanallarında yayınlanmasının biraz zor. Bu nedenle en kısa zamanda Puhu TV’den bu diziyi seyretmenizi öneriyorum.

Son olarak eklemek istediğim şey; hem platformu hem de dizide emeği geçen herkesi cesareti için tebrik ediyorum. Çünkü yaşadığımız Türkiye şartlarında eleştiriler pek hoş karşılanmıyor. Fakat içerdiği diyaloglarla politik, siyasi veya cinsiyet ayrımcılığı gibi bir çok konuya göndermeler yapılıyor.


“Bir silahı unutturmak istiyorsan, o silahın kimi vurduğunu yazacaksın.” cümlesi yeterince anlam dolu.


İyi Seyirler.


Yorumlar


Tanıtılan Yazılar
Son Paylaşımlar
Arşiv
Etiketlere Göre Ara
Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square

© 2015 by orhanafsin

bottom of page